FLORANSA’DA KAYBOLALIM MI?

2014-03-19 02:04:00

Bir dönem İtalya Krallığına başkentlik yapan, şimdi ise Kuzey İtalya’nın Toskana Bölgesi’nin başkenti sayılan Floransa’dayım. Gece saatleri… İtalyanlar böylesi durumlarda hangi deyimi kullanırlar bilmiyorum ama Floransa sokaklarında şuan in cin top oynuyor. 

***

Saat sabahın 3’ü ve hava, serin diyip sevimlileştirilemeyecek kadar soğuk. Otobüsten indiğimiz noktanın hemen önünde harikulade bir bina ve o binanın girişinde rüzgâra kafa tutan bir etiket var. Biz Türkler her nedense, gittiğimiz yerden bir çer çöp bulur hatıra diye saklarız ya he işte ben de tam olarak o sebepten olacak, duvarda zorla tutunan bu etiketi, zaten görsel kirlilik oluşturduğunu düşündüğüm için koparıyorum ama etiketin üzerine ne yazdığını bilmiyorum tabi… Gerçi ne olabilir ki çok çok bir pizzacının hızlı sipariş etiketidir. (birazdan onun öyle bir şey olmadığını öğreneceğim)

***

Orijinalinin 1227 yılında yapıldığı Ponte Alle Grazie köprüsü üzerindeyim. Nehre düşen hilali fotoğraflamaya çalışıyorum, deklanşörüm her patladığında, sesi sokakta yankılanıyor. Sadece bu sebepten bile bir sürü gereksiz fotoğraf çekmişimdir burada gerisini siz düşünün... Şehir çok sessiz olmasına rağmen, bir o kadar da keyifliydi bu arada, Floransa geceleri sessiz oluşu ile ayrı bir güzellik sunarken, bisikletlerin yol boyunca sağlı sollu park edilmeleriyle de bu caddede görsel bir güzellik oluşuyordu. 
 

Fotoğraflarımı biriktire biriktire şehrin içine doğru nüfuz etmeye başlayacaktım ki; beni bir Eiffel kadar heyecanlandıran o manzara ile karşılaştım: Ponte Vecchio Köprüsü… Bu köprü, üzerinde ki rengârenk evler ve altından geçen meşhur Arno Nehri ile tanınır. Ponte Vecchio, Türkçe’de Eski Köprü anlamına gelir ve burası izleyenleri için doyumsuz bir keyif verir. Birkaç poz da şöyle çekeyim… Heh tamamdır… Artık şehrin içini gezebilirim, haydi hep birlikte Floransa’da kaybolalım! 

***

Floransa, kültürü ve mimarisiyle dünyaca ünlü bir turizm kentidir. Şehirde önemli sanat galerileri ve müzeler bulabilirsiniz. Leonardo da Vinci ve Michelangelo gibi dünyaca ünlü sanatçılar bu tarihi şehirde yetişmiştür. Yine ünlü yazar ve şair Dante Alighieri bu şehirde yaşamış ve mimarisiyle de ünlü bu kentten ilham almıştır.

Şimdi bu şaheser kenti bir bir gezip yeni hikâyeler yazalım haydi bakalım… İlk durağımız Signoria Meydanı.  Bu meydanın ortasında Neptün Çeşmesi bulunur. (Avrupa’da bizim havuz dediklerimize onlar havuz diyor bunu da öğrenmiş oldum, en iyi örneğini Roma’da ki Aşk Çeşmesi’nde bir hafta sonra göreceğiz) Neptün Havuzunun ortasında mermerden yapılmış deniz tanrısı Neptün’ün heykeli, mermer atlar ve etrafında denizkızları ile erkek deniz tanrıları bulunur.Buranın 1565 yılında yapıldığını öğrendiğimde beynimden vurulmuşa döndüğümü de itiraf edeyim. Niye diyeceksiniz… Ya hu sizin mahalle de 449 yıldır ayakta duran bir tane çeşme göstersenize bana? İşte ondan… Ayrıca aynı meydanda Michelangelo'nun ünlü heykeli David'in bir kopyası vardır ama aslı bir başka müzede(Accademia müzesinde) koruma altındadır. Bu meydan değerli heykeller ile çevrilmiş olduğundan çok çekici bir atmosfer sunar ziyaretçilerine. Burası benim için bir heykel cennetidir mesela… 

***

Kentin en önemli sanat müzesi Piazza della Signoria'nın yakınındaki Uffizi Galerisidir. Dünya çapında İtalyan Rönesans’ının en nadir örnekleri bu müzede bulunur. Bu müzeye çok yakın bir mesafede bulunan ve yazının en başında bahsettiğim Arno nehrinin üzerindeki Ponte Vecchio (Eski Köprü) gezilmeden Floransa’an ayrılmamalı hatta burada çatlayana kadar da fotoğraf çekinilmelidir. Bu arada; Ponte Vecchio, Köprüler şehri Floransa'nın II. Dünya Savaşı'ndan zarar almadan tek çıkan köprüsüymüş…

***

Florensa’da ciddi anlamda bir mimari zekâ söz konusu. Bunun en güzel örneklerini ise dini yapılarında görüyoruz. Mesela kentin en önemli kilisesinin yapımı 1436 yılında biten, Santa Maria del Fiore'dir. Genellikle "Duomo" adıyla tanınan bu katedralin kubbesi çok büyük bir mimarlık harikası olarak bilinir ve Floransa fotoğraflarında her zaman ön planda görünen bir yapıdır. Duomo'nun bir parçası sanılan Campanile (çan kulesi) ve yine hemen yanındaki Battistero di San Giovanni (vaftizhane) de önemli yapılardır. Eğer bir yerde Florensa silueti görürseniz, orada göreceğiniz o şişkin kubbe işte bu kilisenin kubbesi olacak unutmayın… He bu arada unutmadan, modayla yakından ilgili arkadaşlara da iyi bir haberim var; dünyaca ünlü modacı Gucci'nin merkezi de Floransa'da bulunur arkadaşlar, gitmişken bir Gucci’leyin isterseniz. 

***

Bu arada hani bir etiket vardı hatırladınız mı o etiketi? Duvardaydı da rüzgar vuruyordu ona falan? Heh işte o etiket İtalya’da ki ünlü bir güvenlik şirketine aitmiş ve üzerinde yazan şeyin Türkçesi “özel güvenlikli, alarm ile korunan bölge” anlamındaymış. Haftaya Roma’dayım bakalım başıma bir iş açabilecek miyim… Floransa’dan hepinize selamlar, şimdilik hoşça kalın…

8
0
0
Yorum Yaz