TERCİHEN ODTÜ’LÜ “ELEMAN” ARIYORUZ!

2013-01-17 03:58:00

  TERCİHEN ODTÜ’LÜ “ELEMAN” ARIYORUZ! Eğer Türkiye’de yaşıyorsanız ve üstüne bir de üniversite mezunuysanız sizi gazetelerin sarı sayfaları dışında pek bir şey ilgilendirmez. Ne üçüncü sayfa cinayet haberleri, ne sürmanşetler, ne yemyeşil spor sayfaları ne de orta sayfaların ekonomi haberleri. Zaten hakkınız da yoktur bunlara. Çünkü siz üniversite mezunusunuz, sizin işiniz sarı sayfalarda iş ilanı aramak kardeşimi! Ne o öyle spor falan, ne haddinize abicim? Siz oturun, alın elinize bir kâğıt bir kalem iş aramaya başlayın. Kimini de, Recep İvedik gibi ayağınıza çağırın falan, sizin neyinize ekonomiymiş, manşetlermiş breh breh… Bu haftanın konusu işe alımlar ve işten çıkarılanlar olunca araştırmalarım sarı sayfalar üzerine yoğunlaştı benimde. Öyle ilginç ilanlar vardı ki onları okurken güleyim mi ağlayayım mı diye düşündüm durdum açıkçası. Sonra kendimi bilgisayarın başında size bu yazıyı yazarken buldum kendimi. Bir mühendislik fakültesi öğrencisi, aynı zamanda inşaat mezunu olarak bu sarı sayfalar beni epey bir ürküttü. Hepsini yazmak mümkün değildi tabii ki ama en çok dikkatimi çeken sarı sayfa ilanını sizlerle paylaşmak istedim, gelin birlikte okuyalım… Geoteknik proje yapabilen, teklife dönüştürüp sunan, gerektiğinde şantiyelere teknik destek veren, konusuyla ilgili testleri icra eden, raporlamalarını yapabilen, ilgili teknolojik bilgi ve ürünleri takip edebilecek İngilizce bilgisine ve iyi insan ilişkilerine sahip, dinamik ve seyahat engeli olmayan ve tercihen İTÜ/ODTÜ/Boğaziçi mühendislik mezunu inşaat mühendisi aranmaktadır.  Başvurular Falanca Mühendislik’e şahsen yapılacaktır Ücret: Asgari+Prim+Sigorta+Yol+Yem... Devamı

MİMAR GÖZÜYLE TRABZON’DA KENTSEL DÖNÜŞÜM

2013-01-17 03:57:00

  MİMAR GÖZÜYLE TRABZON’DA KENTSEL DÖNÜŞÜM Uzun zamandan beri ülke gündemini meşgul eden “kentsel dönüşüm” kavramı, sadece büyük şehirleri değil, Trabzonlularında kafasını karıştırıyor. Tüm bunlar yaşanırken, bunun üzerine bir de büyük şehir olma durumu eklenen Trabzon’da vatandaşın kafası iyiden iyiye karıştı. E çıkıp bu işi bizim dilimizden anlatan da yok... Hal böyle olunca o malum hayat felsefesi geliyor ve durum;  bana dokunmayan yılan bin yaşasın durumunda öte gidemiyor. Ben de hem bir inşaat teknikeri hem de bir mimar adayı olarak, sizlere yakın tecrübelerimden faydalanarak bu konuyu tartışmak istedim. Kentsel dönüşüm, şehir planlamacı meslektaşlarımıza göre en anlaşılır haliyle şöyle tanımlanıyor: “kentsel gelişmenin toplumsal ekonomik ve mekânsal olarak yeniden ele alındığı ve kentteki sorunlu alanların sağlıklı ve yaşanabilir hale getirilmesi için yıkıp yeniden yapma, canlandırma, sağlıklaştırma veya yeniden yapılandırma için proje üretilmesi ve uygulama yapılmasıdır.” Aslında bu tanım kentsel dönüşüm kavramını tamamen özetliyor ama biraz daha kesitten bakmak istersek, kentsel dönüşüm için şöyle de diyebiliriz; kentin dokusunu bozan sorunların giderilmesi, gecekondulaşmanın önüne geçilmesi ve kent insanının refahının sağlanması. Bu tanımı, şehrimizde halen devam eden Kentsel dönüşüm çalışmalarına uyarladığımızda ise ortaya güncel ve kendini yenileyen bir Trabzon çıkıyor aslında. Kaçak yapılaşma alanlarından;  Zağanos, Erdoğdu, Yomra ve kentimizin diğer çarpık kısımlarında başlayan kentsel dönüşüm Trabzonlular için güzel bir milat olacaktır. Geçtiğimiz günlerde KTÜ AKM&rsqu... Devamı

YAZ OĞLUM

2013-01-17 03:56:00

  YAZ OĞLUM Tükettiğimiz ürünler hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz diye sorsak, ben dâhil hiç birimiz aldığımız ne bir kıyafetin, ne bir elektroniğin ya da ne bileyim efendim bir gıdanın tüketim koşullarını ya da haklarımızı bilmiyoruz. En basitinden her hangi bir marketten alınan bir gofretin son kullanma tarihine vs bakmadan hop yeriz hemen. Ama bu gibi durumlar için her ilde ve ilçede olduğu gibi Trabzon’da da valilik binasında bulunan bir Tüketici Hakem Heyetimiz var. -Peki, bu heyet ne yapar? Bu heyet sizin tüketici olarak haklarınızı korur. Tabii ki siz o hakları biliyorsanız(!) Mesela aldığınız bir elektronik cihazın faturası elinizde bulunmak kaydı ile takriben 2 Yıl garanti kapsamında içerisinde size satışı yapılır. Elektronik aletinizin başına bir hal gelmesi halinde ise doğrudan servisine getirip ücretsiz hizmet alma durumunuz söz konusu. O tarihler içinde aynı arızadan, iki yıl içinde, en az 3 kez gitmesi halinde ise, ürün iadesi veya para iadesi sizin en doğal haklarınızdan. Ama Türkiye prosedürler ülkesi deriz ya hani klişedir. Tam da öyle bir olay cereyan etti geçtiğimiz hafta Akçaabat’ta. Hem de hiç olmaması gereken bir yerde “Adliyede.  Bakın olay neydi… Bundan birkaç gün önce Akçaabat Adliyesi’nde yukarıda da anlatmış olduğum sebeplerle alakalı, Tüketici Hakları Mahkemesi kararı ile bir duruşmam vardı ve duruşma kararı 6 ay sonraya verildi. Tabi biz gibi adamın mahkemede ne işi olur, hemen veryansın:  “Ne 6 Ay mı? Ne 6 ayı?” derken, önüme bir dosya atıldı 9 Ay, bir tane daha 11 Ay ve yenileri 9 Ay, 10 Ay vs… Sustum çünkü onların içinde en sükselisi bendim düşünsenize 6 Ay ne büyük şans(!) Demek nasıl hantal bir düzen varsa,... Devamı

TRABZON DA OYUNCU ARANIYOR(!)

2013-01-17 03:55:00

  TRABZON’DA OYUNCU ARANIYOR(!) -Birazdan okuyacaklarınız, amatör bir tiyatro oyuncusunun hikâyesini anlatmaktadır ve kişiler tamamen hayal ürünü -değildir (!) Bundan yaklaşık beş ay önce kadardı. Bir gazetede “tiyatro eğitimi” konu başlıklı bir ilan gördüm. O anda da nasıl bir özümsemişsem direk telefona yapıştım ve birkaç numaradan ilkini çevirdim. Karşıma çıkan hocayla uzun sayılabilecek tatlı ve orta terimli bir görüşme yaptık ve eğitim yerinde buluşmak üzere sözleşip telefonları kapattık. İş yoğunluğumdan dolayı ilk eğitime gitmeyi unutmuşum. Aynı numara ben ofisteyken aradı beni ve yine aynı ses; “Süleyman Bey, sizi bekliyoruz.” Hocam kusuruma bakmayın, ben yoğunluktan sizi tamamen unutmuşum diyerek, bundan sonra başlayacak 5 aylık süre içerisinde ilk ve son kez o provaya gitmemişim. Diğer çalışma günü geldiğinden ilk ben gittim hem de koşarak, ayıp olmuştu çünkü hocalara ve diğer insanlara. Görüşme yaptığım kişiyi tahmin etmeye çalıştım hemen ikinci tahminde tutturmuştum. Sahne, drama, diksiyon, dans gibi tiyatroda ki temel eğitimleri almaya başlamıştık ki, oyun grubu dağılmaya başladı çünkü özel olan bu tiyatro ilk kez Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bir projesinde onaylanmış ve bu sene finans katkılı bakanlığın oyuncuları olacaktılar. Hocalarımız yine kendilerince bir seçme yapmış ve yaklaşık 17 öğrenciden sadece üçünü seçmeleri gerekiyordu. Peki ya diğerleri? Onlara da bir oyun verilmişti canım yani şöyle “eh” denecek tarzda. Ama diğer oyun için özel hazırlanıldı, telifler alındı, çalışmalar, okumalar başladı ve tahmin ettiğiniz üzere, bakanlığın oyununa seçilen oyunculardan biri de bendim. Süreç başladı ve di... Devamı

Bir Öğrenci Uzatır Mısın Abi

2013-01-17 03:54:00

  BİR ÖĞRENCİ UZATIR MISIN ABİ? Farkında mısınız bilmiyorum ama artık Trabzon’da biri vakıf olmak üzere iki tane üniversite var. Üniversitelerin şehre olan maddi katkısı düşünüldüğünde ise bu ciddi bir finans sirkülâsyonu demektir. Bu konu ince bir şekilde ele alındığında ise o şehrin şoför esnafından bakkal Sabri’ye kadar herkes bu pastadan payını alır. Ama tabiri yerindeyse ve artık her ne hikmetse bizim milletimiz kaz gelecek yerden tavuğu esirgediler hep. E bunu gören kaz yavrusu ne yaptı? İlgiyi kimden görmüşse ondan yaptı alışverişini, hukukunu doğal olarak. Küçük esnafın derdini kim keser dedik, bir üniversite daha açtık. Hem de, Trabzon’un diğer ilçelerine nazaran daha küçük olan Yomra’da. Kalkınır gelişir dedik ama Yomra Üniversite konusunda sınıfta kaldı. Aynı hamam aynı taş yani... Geçtiğimiz günlerde Avrasya Üniversitesi’nin Pelitli kampüsünden, Yomra kampüsüne gitmek için tam 45 dakika dolmuş bekledim ve belki gelir diyerek birkaç kilometrelik mesafe olan Trabzon Dünya Ticaret Merkezi’ne kadar geldim. Ama yok dolmuşlar yine almıyor ve ben halen yürüyorum tabi… Arada bir belediye otobüsü geçiyor ama o da BOD’na denk gelmiyor. Neyse, durağa birkaç adım kala durdum bir kez daha bilmem kaçıncı dolmuşa el uzattım ve o da beni almayıp ilerdeki dört öğrenciyi aldı. Araca yetiştim ve bindim. Hemen sordum kaptanına; beni neden on metre geriden almadınız? Cevap yok tabi… Dolmuşun içi tıklım tıklım göz gözü görmüyor derken bir amcam uzattı kafasını ve kalabalıktan dedi ki; “üç dene adam daha çok para ediy uşağum seslema” bunun üzerine kaptanda yine ses yok tabi… Kavşağa geldiğim... Devamı